Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/15350 E. 2023/2577 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15350
- Karar No
- 2023/2577
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/531 E., 2016/65 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/531 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı olmak suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 ... maddesinin üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca erteli üç ... on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Askerlik yükümlüsü sanık hakkında Kırkağaç İlçe İdare Kurulu tarafından yoklama kaçağı olmak eylemi nedeniyle 04.06.2014 tarihinde idarî para cezası uygulandığı, bu para cezası kesinleştiği halde sanığın yoklama kaçağı olmaya devam ettiği, geçerli bir mazerti olup olmadığını gösterir herhangi bir belgeyi de askerlik şubesine ibraz etmediği maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmasında özetle; yıllardan beri yurt dışında çalıştığını, en son 2014 yılı Mayıs ayında ülkeye giriş yaptığını, yoklama kaçağı olarak göründüğünü, tekrar yurt dışına çıktığını, buna ilişkin bir tebligat yapıldığını ancak tebligatı almadığını, tebligatın ailesine yapıldığı söylenmiş ise de onların da eline böyle bir tebligat geçmediğini, atılı suçlamayı işlemediğini, öncelikle beraatine mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğini beyan etmiştir. 3.Sanık müdafii savunmasında özetle; müvekkilinin savcılık ifadesinde kendisine yapılan idarî para cezasından haberi olduğunu söylemişse de müvekkilinin haberinin olmadığını, müvekkiline sadece yoklama kaçağı olduğuna dair hava alanında tebligat yapıldığını, idarî para cezasına ilişkin her hangi bir tebligat yapılmadığını, çelişkinin bu şekilde giderilmesini talep ettiklerini, müvekkiline Kırkağaç Kaymakamlığının vermiş olduğu idarî para cezasında bildirilen adres ile askerlik şubesi tarafından zarfa yazılan adresin farklı olduğunu bu haliyle kesinleşmiş bir idarî bir para cezası bulunmadığından müvekkili açısından suçun oluşmadığını, tebligata konu adresin araştırılmasını talep ettiklerini ifade etmiştir. 4.Kırkağaç Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 04.06.2014 tarihli ve 1555 Esas, 2014/18 Karar sayılı idarî yaptırım kararı, idarî para cezasının tebliğ edildiğine dair tebligat parçası ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı olmak suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir. 2. Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı fiilinden verilen Kırkağaç Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 04.06.2014 tarihli ve 1555 Esas, 2014/18 Karar sayılı idarî yaptırım kararının sanığın bilinen son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkartıldığı ve 02.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesinde yer alan; öncelikle sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerektiği şeklindeki düzenleme dikkate alındığında idarî yaptırım kararı tebliğinin usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idarî yaptırım kararının kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği gözetilerek sanığın müsnet suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/531 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.