Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/1709 E. 2023/10255 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1709
Karar No
2023/10255
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/286 E.,2016/11 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyası müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet kararının dosya kapsamına göre bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında en son bildirdiği adresine tebliğ edilmesi, tebligatın bila-tebliğ iade olması halinde ise 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, bu hususa uyulmadan doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2015/286 Esas, 2016/11 Karar sayılı kararı ile sanığın gümrük kaçakçılığı suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.06.2020 tarihli ve 7-2016/361047 sayılı kısmî ret, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 ncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince cezalandırılması gerektiğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz dilekçesinde gerekçe ileri sürmediği anlaşılmıştır. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde kolluk güçlerince yapılan yol uygulamaları sırasında ...Seyahat isimli otobüs firmasına ait otobüs durdurularak, 29 nolu koltukta yolcu olarak bulunan sanığa ait valizde usulüne uygun olarak yapılan aramada 200 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın savunmasında olay günü kuzeni ...'ın kendisine çantaları teslim ettiğini, yolcu olarak İstanbul'a ... yola çıktığını, Şanlıurfa'da yapılan yol kontrolünde kuzeninin kendisine içinde elbise olduğunu söyleyerek verdiği çantalarda sigaraların bulunduğunu, bu sigaraların kesinlikle kendisine ait olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya içerisinde olduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE 1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre ise, 3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin 10.04.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında temyiz edilmeden kesinleşmiş olduğu anlaşılan Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/532 Esas, 2016/26 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.09.2015 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılmadan karar verilmesi ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde 2, 3 ve 4 numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2015/286 Esas, 2016/11 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/1709, K. 2023/10255, T. 23.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2020-1709-e-2023-10255-k-68a1acf5c9f6