Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2019/7053 E. 2022/16767 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/7053
- Karar No
- 2022/16767
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi, 3) Sanığın mahkemede alınan ifadesinde suçta kullanılan aracın kızkardeşine ait olduğunu beyan ederek hazırlıkta alınan ifadesini inkar ettiği anlaşılmış ise de aracın mülkiyeti konusunda tereddüt oluştuğu, suça konu kaçak yakıtın nakil aracının taşıma kapasitesi yüküne göre miktar veya hacmi bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturup kaçak sigaranın değeri ile nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında TCK'nun 54/3. maddesine göre aracın müsadere edilmesinin hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurmayacağının anlaşılması karşısında, suç tarihi itibarıyla aracın fiilen kim tarafından kullanıldığı, suç tarihinde malen sorumlunun sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı, araç plakası üzerinden trafik ceza tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmişse kim adına düzenlendiği belirlenerek malen sorumlunun iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olup olmadığının tespit ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.