Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/7413 E. 2011/16969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/7413
- Karar No
- 2011/16969
- Karar Tarihi
4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanuna aykırı davranmak suçundan sanık ...'in, anılan Kanunun 20/A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62, 50/1-a, 52/2.maddeleri uyarınca 1.500,00 Yeni Türk lirası adlı para cezası ile cezalandırılmasına dair, Alanya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.04.2007 tarihli ve 2006/179 esas, 2007/146 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlüye yapılan adli para cezası ödeme emrinin tebliğini müteakip, para cezasının süresinde ödenmediğinden bahisle Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan talep üzerine, 2 ay 15 gün hapis cezasının aynen infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 30.07.2007 tarihli ve 2006/179, esas, 2007/146 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin, Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2007 tarihli ve 2007/144 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12.03.2008 gün ve 15024 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2008 gün ve KYB. 2008-070029 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan adli para cezası ödeme emri üzerine para cezasının ödememesi sebebiyle, Alanya 1. Sulh Ceza Mahkemesince hükümlü hakkındaki kısa süreli hapis cezasının aynen infazına karar verilmiş ise de, Alanya 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 10.04.2007 tarihli kararın sanığın eşi imzasına 26.07.2007 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip 30.07.2007 tarihinde aynen infaz kararı verildiği, her ne kadar para cezasının miktarı itibarıyla kararın kesin olarak verilmiş olması sebebiyle doğrudan infazına başlanabileceği düşünülse bile, bu kez de Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığa çıkarılan para cezası ödeme emrine ilişkin tebligat evrakının doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ edilmiş olduğu, bilahare mahkemesince verilen aynen infaz kararının sanığın aynı adresine tebliğe çıkarıldığı ve bu kez aynı konutta birlikte ikamet eden eşi Seyhan Alver imzasına tebliğ edildiği, keza sanık tarafından verilen 10.08.2007 tarihli itiraz dilekçesinde ve sanık vekilince verilen 13.11.2007 tarihli kanun yararına bozma talebini içeren dilekçede sanığın halen ilamda belirtilen adreste oturmaya devam ettiğinin de belirtilmiş olması karşısında, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığa çıkarılan para cezası ödeme emrine ilişkin tebliğin geçerli sayılamayacağı, sanığın aynen infaz kararının tebliği üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32.maddesine göre tebliğden haberdar olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, bu durumda da hükümlünün ödemede bulunma talebinin geçerli sayılması gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Alanya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2007 gün ve 2007/144 Değişik İş sayılı kararının CMK'nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 04.10.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 4922 sayılı yasanın 20.maddesindeki ceza hükümden sonra idari para cezasına dönüşmüş olup uyarlama yolu ile verilen kararın değişmesi mümkün görüldüğünden yazılı emir dışında yapılan hatanın düzeltilme imkanı olduğundan yazılı emir talebinin reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.