Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/5951 E. 2010/12371 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/5951
- Karar No
- 2010/12371
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 2313 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Kesinleşen ilamda yer alan TCK 81/1 maddesi gereğince yapılan 7 günlük artırım kısmının çıkarılarak yerine 5237 sayılı TCK 58/2-b maddesi nedeniyle 58/7.maddesi gereğince hükümlü hakkındaki 1 yıl hapis cezasının tekerrürlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine şeklinde düzeltilmesine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Davanın esasını çözen ya da kararın özünde değişiklik yapan, kara verilmesine yer olmadığına veya talebin reddine dair nihai kararlar duruşma yapılmadan evrak üzerinde verilmiş olsalar dahi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 267 ve 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 305.maddesi uyarınca temyizi tabidir. Bu itibarla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi amacıyla, suçun unsurlarının tayini, takdir hakkının kullanılarak cezanın belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesinin gerektirdiği durumlarda hükmün zat ve mahiyetini değiştiren veya değiştirme ihtimali bulunan kararların 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1.fıkrası uyarınca duruşma açılarak verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle; 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, usulüne uygun şekilde duruşma açılıp ortaya çıkacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi, 2-5271 sayılı CMK’nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231.maddesinin 5 ve 14.fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 14.07.2010 günü 2 nolu bozma için oyçokluğuyla, 1 nolu bozma için oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY Hükmün kesinleşme tarihinden önce 16.09.2000 infaz tarihli sanığın sabıkası bulunduğu gözetilen 5237 sayılı Yasanın 231.maddesi uygulanamayacağından çoğunluk kararına katılmıyorum.