Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/5780 E. 2010/7052 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/5780
- Karar No
- 2010/7052
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜM : Davanın reddine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkemece, 18.6.2001 tarihli ilk tutanak ve bu tutanak nedeni ile açılan davaya ait 11.4.2003 tarihli iddianame ile keşif ve bilirkişi zaptı dosya içerisine alındığından yine dosya içeriklerine göre iki tutanak arasında hukuki kesinti oluşturacak işlem yapılmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.05.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) KARŞI OY Sanık hakkında kentsel sit alanına kaçak inşaat yapması nedeni ile 18.6.2001 tarihinde tutanak düzenlenerek bu tutanağa göre 11.04.2003 tarihli iddianame ile kamu davası açılmış ve sanığın Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2005 tarihli kararı ile hükümlülüğüne karar verilmiştir. Yine sanık hakkında aynı eylemin devam etmesi nedeni ile 31.12.2002 tarihinde ikinci tutanak düzenlenerek, birinci tutanaktan sonra inşaata devam ederek, ilave kat çıktığı, inşaatın sıvasını yapmaya devam ettiği belirtilmiş ve bu kapsamda 04.05.2004 tarihli iddianame düzenlenmiştir. İddianameler arasında kesinti olmaması sanığın eylemlerinin ayrı ayrı eylemler olduğu gerçeğini değiştirmemekte ve kesintinin olmaması görev yapan ilgilerin gecikmeye sebebiyet vermeleri sanığın eylemleri ile bağlantılı olmayan bir sorumluluktur. Sanık hakkında 18.06.2001 tarihli tutanakta belirtilen müdahaleden sonra tekrar 31.12.2002 tarihinde birinci eylemden sonrada inşaata devam ettiği belirtilerek iddianame düzenlenmesi karşısında yargılama sonucunda ikinci eylemin oluşup oluşmadığının belirlenmesi ile sonucuna göre beraat veya mahkumiyet kararı verilmesi gerekli olduğu düşüncesinde olduğundan Yüksek Dairenin onama kararına katılmadığımı belirtirim.