Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/17239 E. 2010/5728 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/17239
- Karar No
- 2010/5728
- Karar Tarihi
2813 sayılı Telsiz Kanunun 12.07.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazete ile 15.02.2002 tarih ve 24672 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle yürürlüğe giren 10kHZ-60 GHz Frekans Bandından Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 7-9.maddesine aykırılıktan DTV Haber ve Görsel Yayımcılık Anonim Şirketi hakkında Telekomünikasyon Kurumu İzmir Bölge Müdürlüğünün 31.05.2007 tarih B.61.0.TLK.1.03.01.241.05-2831 sayılı kararı ile uygulanan 4.250.00 Yeni Türk lirası idari para cezasına yönelik başvuruya karşı, idari yaptırım kararının kaldırılmasına dair, Salihli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2007 tarihli ve 2007/124 değişik iş sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2007 gün ve 2007/519 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 06.11.2007 gün ve 56177 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2007 gün ve KYB. 2007-250876 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5326 sayılı Kabahat1er Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişik 3.maddesinde "Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır." hükmü yer almaktadır. 2813 sayılı Telsiz Kanunu ile 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununa dayanarak çıkartılan yönetmelik uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemine ilişkin davanın 406 sayılı yasanın 2/f maddesi uyarınca itiraz konusunda idare mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeksizin, esas hakkında inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre suçlar ve kabahatler hakkında yapılan düzenlemeler ile kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirilmiştir. 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271.maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur. Kabahatler Kanunu genel hükümleri düzenlerken ihtiyaç duyduğu konularda 5271 sayılı yasaya atıfta bulunduğu halde, verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları düzenlemesinde, 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde yer alan kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğine dair bir atıfta bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 gün ve 2010/33 E. – 2010/58 K. sayılı kararı uyarınca Kabahatler Kanunu kapsamında verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 31.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.