Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/697 E. 2025/2013 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/697
- Karar No
- 2025/2013
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1392 E., 2024/2148 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/262 E., 2023/633 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 12.01.2007 tarihli hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini ve müvekkilinin hastaneye getirdiği bilgisayar donanım cihazlarını hapis hakları oldukları gerekçesi ile alıkoyduğunu ve halen de elinde buldurduğunu, ancak feshin ve yasaklanmanın haksız olduğuna karar verildikten sonra donanımlara el konulmasının yasal ve akdi hiçbir gerekçesinin olmadığını, haksız ve hukuksuz olan bu uygulama nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu ve zarara uğradığını, müvekkilinin donanımları aynen geri alamadığını, bedelinin de ödenmediğini, bu nedenle donanım bedelinin ödenmesi gerektiğini belirterek bilgisayar ve donanım cihazlarının, sözleşme tarihindeki Dolar kuru üzerinden bedellerinin tespitini ve davalıdan tahsiline karar verilmesini, yabancı para cinsinden değer tespit edilmesinin mümkün olmaması halinde ise dava konusu cihazların muadillerinin güncel TL değerlerinin tespitini ve sözleşme tarihi itibariyle yasal faiz uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı taleplerle açılan İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.12.2019 tarihli ve 2018/405 Esas, 2019/596 Karar sayılı kesinleşmiş kararında davanın reddine karar verildiğini iş bu kararın 20.12.2022 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, donanım cihazlarını teslim alması hususunun davacıya ihtar edilmesine rağmen almadığını bu nedenle emanette bekletilmek zorunda kalındığını, kesinleşen mahkeme kararına rağmen davacının donanımları geri almaması nedeniyle kendisinin kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada talep edilen hususun İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen 2018/405 Esas sayılı dosyasında esas yönünden incelenip değerlendirildiği ve aynı talep hakkında yapılan tahkikat sonucunda davanın reddine karar verildiği, buna rağmen aradan geçen bir süre sonra aynı talebin yeni bir inceleme konusu yapılmasının kesin hüküm dava şartı gereği kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; açılan davanın idarenin haksız fiili nedeniyle uğranılan zararın tazminine dair olduğunu, hizmetten kaynaklanan tazminat davası olmadığını, kesin hüküm bulunmadığını, kararın hatalı olduğunu, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği ve donanımlar üzerinde haksız olarak hapis hakkının uygulandığını, dava konusu sözleşme nedeniyle müvekkilinin ihalelerden yasaklandığını, ancak yürütmeyi durdurma kararı verilerek yasaklamanın kalktığını böylece idarenin işleminin haksızlığının ortaya çıktığını, bu süreçte müvekkilinin davalının haksız feshi, teminatına el konulması ve hapis hakkının kullanılması nedeniyle davalının haksız fiilinden kaynaklı zarara uğradığını, bu nedenle dava açıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.