Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3642 E. 2025/1012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3642
Karar No
2025/1012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/236 E., 2023/141 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Göle ilçesine ait 16 grup köy arasında yapılacak stabilize yol ve sanat yapıları yapım işini üstlendiklerini, sözleşmede belirtilen teslim tarihinden önce işi yapıp bitirdiğini, bir kısım ödeme yapıldığını, geçici kabul tarihi 30.11.2006 olduğuna dair iş bitirme belgesinin Göle Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanı olan kaymakam tarafından imzalandığını, buna rağmen bakiye iş bedelinin ödenmediğini, bakiye iş bedelinin tazmini için takip başlatıldığını, itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Köydes projesi kapsamında yürütülen çalışmada, sözleşmenin taraflarının, davalı Köylere Hizmet Götürme Birliği ile ÖDF Yılmazlar Inş. Tur. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, daha sonra idarenin onayı ile söz konusu işin davacı şirkete devredildiğini, edimin yüklenici tarafından eksik ve ayıplı ifa edilmesi nedeniyle idarenin ödeme yapmamasının yerinde olduğunu belirterek; davanın reddini ve %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 2007/150 Esas, 2009/67 Karar, 13.03.2008 tarihli kararı ile davanın ve icra inkâr tazminatı isteminin reddine, kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 2007/150 Esas, 2009/67 Karar, 13.03.2008 tarihli kararının süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2009/3395 Esas, 2010/3747 Karar, 29.06.2010 tarihli kararı ile davalı ile dava dışı 3. kişi arasında yapılan sözleşmenin davacıya davalının onayı ile devir olunduğu sonucuna varıldığı, sözleşmenin devrinde, devredenin sözleşmenin tarafı olmaktan çıktığı ve devralanın sözleşmenin tarafı olduğu, davacı şirketin devralan sıfatıyla sözleşmenin "yüklenici" tarafı olduğu, sözleşmeye göre iş bedelinin götürü bedel olarak kararlaştırıldığı, bu durumda mahkemece keşif yapılması olanaklı ise yerinde keşif yapılarak; keşif ile sonuç elde edilmesi mümkün değil ise dosya kapsamındaki tüm eksik ve kusurlu işlere dair tutanaklar, dosya ekindeki fotoğraflar ve CD'ler, delil tespiti ve müfettiş raporu, sözleşme ve ekleri, birisi hukukçu, diğer ikisi inşaat mühendisi olan uzman bilirkişi kuruluna incelettirilerek, yüklenicinin işten el çektiği tarihteki yapılan işin, varsa nefaset farkları da düşülerek tüm işe olan oranının saptanması ve bu oranın götürü bedele uygulanması, çıkan bu miktardan iş sahibi tarafından yapılan ödeme miktarı da düşülerek davacının hakettiği ve istenebilir alacağının bulunup bulunmadığı, davacı teminatı da gözetilerek tespit edilmesi, kesin hesabın çıkarılması gerektiği, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 2010/207 Esas, 2012/11 Karar, 08.05.2013 tarihli bozmaya uyularak yapılan inceleme neticesinde davanın reddine dair verilen kararının süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2012/6730 Esas, 2013/2993 Karar, 08.05.2013 tarihli kararı ile alınan raporda fiziki gerçekleşme oranı saptanmadan eksik ve nefaset bedeli ile teminat tutarı hesaplandığı, buna göre hüküm kurulduğu, bu haliyle raporun bozmaya uygun inceleme içermediği anlaşıldığından hükme dayanak alınamayacağı, yeniden oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi heyetine, bozmada değinilen hususlar gözetilerek yüklenicinin gerçekleştirdiği, kabul edilebilir (ayıpsız) imalâtın, tüm işe göre fiziki oranını hesaplatmak bu oranı sözleşme bedeline uygulamak suretiyle yüklenici hakedişini bulmak, bundan davalı ödemeleri ile davacı teminatı da gözetilerek kesin hesabı çıkartmak, sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibaret olduğu belirtilerek kararın bozulması uygun bulunmuştur. 3. Mahkemenin 2014/54 Esas, 2017/57 Karar, 10.04.2017 tarihli bozmaya uyularak yapılan inceleme neticesinde bilirkişi raporunda işin yapım bedeli olarak belirtilen 1.954.852,74 TL’nin davalı idare tarafından davacı şirkete ödendiği anlaşıldığından davanın reddine dair verilen kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2358 Esas, 2018/1257 Karar, 29.03.2018 tarihli kararında sair temyiz itirazlarının reddi ile alınan raporda fiziki gerçekleşme oranı saptanmadan ve götürü bedele dikkat edilmeden davalı idarenin çıkarmış olduğu yaklaşık maliyette kararlaştırılan iş bedelinden eksik ve ayıplı yapılan işler bedeli düşülerek ve bu şekilde bulunan rakama katsayı ve ihale indirimi uygulanıp KDV eklenerek sonuca gidildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle raporun bozmaya uygun inceleme içermediği anlaşıldığından hükme dayanak alınamayacağı, yapılması gereken işin fiziki oranı tespit ederek sözleşme bedeline uygulamak suretiyle, varsa ödemenin de mahsubu ile sonucuna göre karar vermek olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenici tarafından sözleşme fiyatları ile yapılan imalatların toplam tutarının 2.062.811,37 TL, ödemesi yapılan imalâtların tutarının 1.881.000,00 TL, ödenmesi gereken imalatların tutarının ise 181.811,37 TL olduğu, yüklenici tarafından yapılan imalâtlar karşılığında 181.811,37 TL+ KDV(32.726,046 TL)=214.537,41 TL tutarında kesin hakediş alacağının olduğu, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda hesaplamanın yapıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile 214.537,41 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden işleyecek yasal faiziyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı iş sahibi idare vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu işin yüklenici tarafından eksik ve ayıplı yapıldığını, yetkisiz kişilerce hazırlanan tutanakların hukuki değeri olmadığını, bu tutanaklara dayanılarak eksikliklerin giderildiğinin kabul edilemeyeceğini, nitekim komisyon tarafından 2007-Nisan ayında yapılan tespitte eksikliklerin giderilmediği, yolların bozuk olduğu hususunun tespit edildiğini, bilirkişi incelemesinde bu hususun görmezden gelindiğini, nesafet indirimi yapılmadığını, yüklenicinin alacağı bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3642, K. 2025/1012, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3642-e-2025-1012-k-5a33b5e0aae0