Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3022 E. 2024/2305 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3022
- Karar No
- 2024/2305
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/942 E., 2023/216 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul 1- İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesi uyarınca alacak davasında, beş yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. 2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz (kapatılan 15. Hukuk Dairesinin) 30.11.2011 tarih, 2010/4512 Esas, 2011/7042 Karar sayılı ilamıyla mahkemece davanın sözleşme dışı işlere ilişkin alacak davası olarak nitelendirildiği, bu şekildeki nitelendirmenin davalı tarafından aleyhe temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleştiği, vekâletsiz iş görmeden kaynaklanan davaların BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu, mahkemece zamanaşımına başlangıç olarak sözleşmenin feshedildiği 30.05.2001 tarihi alındığı, bu durumda zamanaşımı süresinin 30.05.2011 tarihinde dolduğu, eldeki davanın zamanaşımına uğramadığı, mahkemece işin esasına girilerek, davaya konu yapılan sözleşme dışı işlerin bedelinin işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa mahalli rayiçlerine göre belirlenip, varsa kanıtlanan ödemeler düşülerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3- İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyarak yaptığı inceleme neticesinde ispatlanamayan davanın reddine dair verilen karar hakkında davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemiz (kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 06.03.2017 tarihli, 2016/4183 Esas, 2017/922 Karar sayılı kararı ile özellikle davacının sözleşme dışı imalât ile nakdi teminat kesintisi yapıldığı ve iadesi gerektiğini kanıtlayamamış olmasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddine, davalının 30.05.2001 tarihli ihtarı ile sözleşmenin feshedilip makineler, inşaat direkleri, kereste ve diğer malzemelerin alınıp inşaat alanının boşaltılmasını davacıdan isteyerek sözleşme ve fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 90. maddesi gereğince alacaklı temerrütü gerçekleşmiş ise de, 91. madde hükmünce tevdi mahalli tayin ettirmediği ve söz konusu malzemeler ticari eşyadan olup, aynı maddenin son cümlesi uyarınca ardiyeye tevdi ettirmediği, ayrıca 92. madde hükmünce de hakim izniyle sattırarak bedelini tevdi etmediğinden yüklenicinin bu makine ve malzemelerin çürümesi ve bozulması nedeniyle uğradığı zarardan sorumlu olacağından bu miktarın hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekirken, bu kalem isteğin reddine karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4- İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemiz 20.04.2022 tarihli, 2022/759 Esas, 2022/2303 Karar sayılı ilamı ile bozma ilamı uyarınca inceleme yapmak ve karar vermek gerekmesine rağmen zarar miktarının hesaplanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi nedeniyle bozma gereği yerine getirilmediği, mahkemece; TBK'nın m.50 gereğince, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarının hakkaniyete göre belirlenmesi gerekirken, maddi tazminat davasının sübut bulmaması nedeni ile reddine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5- İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, taraflar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşerek lehine olan taraf hakkında usuli kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla, taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin taraflar vekillerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 26.06.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.