Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/5203 E. 2024/2679 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5203
Karar No
2024/2679
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1319 E., 2022/1292 K. ASIL DAVADA DAVACI BİRLEŞEN DAVADA ASIL DAVADA DAVALI BİRLEŞEN DAVADA DAVA TARİHİ : 22.08.2019 HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulüne-Birleşen Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/604 E., 2022/68 K. 1- İlk derece mahkemesince, asıl dosyada eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş bedelinin ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen dosyada ise eser sözleşmesinden kaynaklanan zararların tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davalarında, asıl davada davalı-birleşen davada davacı iş sahibinin birleşen davada iddiasının açık ayıp niteliğinde olduğu, ancak asıl davada davalı-birleşen davada davacı iş sahibinin, asıl davada davacı-birleşen davada davalı yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği edimi eksiksiz teslim aldığını kabul ettiği, açık ayıplarla ilgili muayene ve TBK’nın 474. maddesi uyarınca makul sürede ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenlerle asıl davada davacı-birleşen davada davalı yüklenicinin iş bedeline hak kazandığının kabulünün gerektiği, taraflar arasında ihtilafsız olan 26.11.2018 tarihli sözleşmeye göre 26.500,00 Türk Lirası+KDV temizlik hizmet bedeli kararlaştırıldığından 31.270,00 Türk Lirası iş bedeli için asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği birleşen davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından, tacir olan asıl davada davalı-birleşen davada davacı iş sahibinin TTK’nın 23/3 maddesinde öngörülen süreler içinde ayıp ihbarında bulunmadığı, açık ayıplarla ilgili yasaca belirlenen sürede ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davacı-birleşen davalı yüklenicinin iş bedeline hak kazandığı, asıl davada davacı lehine nisbi vekalet ücretine takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/34151 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 31.270,00 Türk Lirası asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı süresinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 3-a) Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl davadaki temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi'nce karar tarihinde verilen ve miktar ve değeri 107.090,00 TL’yi aşmayan kararlara karşı temyiz kanun yolu kapalı olduğundan ve somut olayda temyiz eden tarafın temyize konu yaptığı miktar 31.270,00 Türk Lirası olduğundan asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. 3-b) Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin birleşen davadaki temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; birleşen davaya konu camlardaki hasarın açık ayıp niteliğinde olduğu, davacı iş sahibinin davalı yükleniciden edimini eksiksiz teslim aldığını kabul ettiği, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından birleşen davada davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (3-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl dava yönünden temyiz isteminin miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE, (3-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin birleşen davaya yönelik kararına ilişkin asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/5203, K. 2024/2679, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-5203-e-2024-2679-k-e83fdaae406d