Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/5098 E. 2012/9917 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/5098
- Karar No
- 2012/9917
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit-Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit-tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, kararın mahiyeti gereği duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından açılan, kira sözleşmesinin feshedildiğinin tespiti ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında, sadece kira sözleşmesi olmadığından, sözleşme öncesinde kiralanan taşınmazın yapımına ilişkin istisna sözleşmesi de bulunduğundan davaya bakmanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” sulh hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda, davacı kiracı, taraflar arasında 16.08.2007 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinin B.K'nun 249. maddesi gereğince feshini, kira sözleşmesi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talep etmiş ve tazminat isteminde bulunmuştur. Her ne kadar taraflar arasında kiralanan taşınmazın yapımına yönelik 2005 yılı içerisinde istisna akdi imzalanmış ise de, ihtilaf istisna akdine yönelik edimlerden kaynaklanmamaktadır. Davanın haksızlığına yönelik olarak davalı tarafından taraflar arasında daha önce imzalanan istisna akdini delil olarak ileri sürülmesi, taraflar arasındaki ihtilafın niteliğini değiştirmeyeceği gibi, kira sözleşmesinin ticari boyutu da davanın niteliğini etkilemez. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmesine rağmen yazılı gerekçe ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.