Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/16493 E. 2012/14773 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/16493
- Karar No
- 2012/14773
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Önalım (İhtiyati tedbirin reddine yönelik)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasında ihtiyati tedbirin kısmen reddedilmesine dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescili davasında, talep edilen ihtiyati tedbire yöneliktir. Davacı tedbir talebi neticesinde, Mahkemece ihtiyati tedbirin taşınmazın rızaen devrinin önlenmesine yönelik olarak verildiğini, cebri satışların önlenmesine yönelik olarak talebin reddedildiğini, söz konusu durumun davalının muvazaalı olarak borçlanmak suretiyle önalım hakkının kullanılmasını bertaraf etmesine imkan sağladığını, bu nedenle cebri satışlara yönelik olarak da ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 389 maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü öngörülmüştür. Davacı tarafından davalının önalım hakkına istinaden açtığı tapu iptali ve tescili davasında, davacının, ihtiyati tedbir talebi üzerine, mahkeme davacının dayandığı sebebi ve delilleri yeterli görerek tedbir talebini kabul etmiştir. İhtiyati tedbir istemi kabul edildiğine göre, ihtiyati tedbirin kapsamı, önalım hakkının kullanmasını zorlaştıracak veya tamamen kullanımını imkansız kılacak tasarruf ve eylemleri önleyecek şekilde belirlenmelidir. Tedbirin uygulanmasında, sınırlarının belirlenmesinde, taşınmaz üzerinde yapılmak istenen işlemin şekli, tedbirin uygulanmasında ölçüt olarak kabul edilmemelidir. Yani tedbirin uygulanmasında yapılan işlemin rızaen yahut cebren yapılması ölçüt olmamalıdır. Öte yandan, dava dosyasında da olduğu üzere cebri satış isteminin, davalının borcundan kaynaklandığı durumda, cebri satışın mahiyeti alacağın tahsiline yönelik olup, Önalım davasının kabulü halinde, önalım bedeli üzerinden alacağın tahsil imkanı da bulunduğu halde cebri satışa izin verilmesi, davacının önalım hakkını kullanmasını zorlaştırabileceği gibi tamamen imkansız da kılabilecektir. Ayrıca bu şekilde tedbirin sınırlanması kötü niyetli davalıların bu yola tevessül etmesine neden olacağından, ihtiyati tedbirin amacına engel olacak, önalım hakkının kullanılmasını bertaraf edecek nitelikte olacağından, cebri satışlara yönelik olarak tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, cebri satışlara yönelik ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik mahkeme kararının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.