Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/10824 E. 2011/14840 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/10824
Karar No
2011/14840
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafından açılan davada hakkın kötüye kullanılması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davacı vekili tarafların birlikte paydaş oldukları 11595 parsel sayılı taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesini istemiştir. Davalı idari zorunluluk nedeni ile 3512, 3513 ve 3515 nolu parselerin tevhit edilerek dava konusu 11595 nolu parselin oluştuğunu, davacının parselinin arka tarafta yola cephesi bulunmayan yer olduğunu, idari zorunluluk nedeni ile tevhit yapıldığını, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 3512, 3513 ve 3515 nolu parsellerin tevhit edilerek dava konusu 11595 nolu parselin oluştuğunu, 3515 nolu parselin davacıya ait olup arka cephede bulunduğunu, tarafların yeni oluşturulan parsel üzerine birlikte inşaat yapmak için tevhit işlemini yaptıklarını ve bu üç parseli birleştirdiklerini, taşınmaz tek bir parsel haline getirilerek inşaat yapmak için özgülendiğini, üzerine tarafların birlikte inşaat yapacakları için birleştirildiğini, davacı tarafın yola cephesi olmayan arkada kalan parsel sahibi iken, yola cephesi olan ve üzerine inşaat yapılacak parsel hakkında satış talebinde bulunmasının TMK 2. maddesi gereği iyi niyetli olunmadığından reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 698. maddesi ile “Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmi şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz. Aynı yasanın 699. maddesi ile, paylaşma malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık yada artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hakim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.” hükmü bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece dava konusu 11595 nolu parselin aynen taksimi talebi olması halinde mümkün ise aynen, değilse satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10824, K. 2011/14840, T. 19.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2011-10824-e-2011-14840-k-04aee2415a2a