Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/13231 E. 2011/4949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/13231
- Karar No
- 2011/4949
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkına konu edilen payların iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin de paydaşı olduğu 2772 No’lu parselin diğer paydaşı Sarımeşe Belediyesi’nin taşınmazdaki payını 418.576 TL bedelle davalılara sattığını, yapılan pay satışının davacıya bildirilmediğini, müvekkilinin önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalılar adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı ... Petrol Tesisleri San. ve Tic Ltd Şti vekili, dava konusu taşınmazla ilgili olarak Sarımeşe Belediyesi’nin satıştan önce payını satmak istediğini davacıya bildirdiğinde, davacının taşınmazın değerlendirilmesinin düşünülmediğini belirterek, önalım hakkını kullanmayacağını beyan ettiğini, belediyenin yaptığı ihaleye giren müvekkilinin dava konusu payı satın alarak 18.2.2009 tarihinde adına tescil ettirdiğini, satıştan sonra davacının kötü niyetle önalım davası açtığını, davanın da satıştan itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere aradan geçen zaman zarfında taşınmazın değerinde objektif nedenlerle meydana gelen artışın da önalım bedeline yansıtılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı ...Elçi İnşaat Tic ve San Ltd Şti duruşmalara gelmemiş ve bir savunmada bulunmamıştır. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.Borçlar Kanunu hükümlerine dayalı olarak yapılan taşınmaz satış sözleşmesi tapu malikinin iradesine dayanır. Alıcı ve satıcının bu konudaki birbirlerine uygun iradelerinin birleşmesi ile akit tamam olur. Oysa taşınmazların cebri icra yolu ile satılmasında tapu malikinin herhangi bir etkisi ve iradesi söz konusu değildir. Satış tamamen İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Esasen cebri ihaleler bir akit olmaktan çok kamu hukukuna ait bir tasarruf olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle Medeni Kanun’un 733/1.maddesi hükmü gereği cebri icra sonunda yapılan taşınmaz satışlarında önalım hakkı kullanılmaz. Zira burada taşınmaz malikinin iradesi sonucu yapılan bir satış akdi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir satış üzerine açılan önalım davasının reddi gerekir. Olayımıza gelince: önalım hakkına konu edilen payların ilişkin bulunduğu 2772 No’lu parselin paydaşlarından Sarımeşe Belediyesi’nin taşınmazdaki payını 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi gereğince ihaleye çıkarması üzerine 9.2.2009 tarihinde yapılan açık artırma sonucu dava konu paylar 418.576 TL + KDV bedelle davalılara satılmış, ihalenin kesinleşmesi üzerine 18.2.2009 tarihinde davalılar adına tescil edilmiştir.Bu pay satışına yönelik olarak taşınmazın paydaşlarından ... 27.7.2009 tarihinde açtığı dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Yapılan pay satışı davacıya Medeni Kanun’un 733/3.maddesi gereğince noter aracılığı ile bildirilmediğinden iki yıllık hak düşürücü süre içinde açılan dava süresindedir. Yapılan yargılama sonucu mahkemece payın cebri icra sonucu satıldığı, bu durumda Medeni Kanun’un 733/1.maddesine göre önalım hakkının kullanılamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, taşınmazın paydaşı Sarımeşe Belediyesi payını satış iradesi ile isteğe bağlı olarak satışa çıkarmış olduğundan ortada cebri icra yolu ile yapılan bir satış olduğundan söz edilemez. Davalıların isteğe bağlı ihale ile yapılan satış sonucunda satın aldıkları paya ilişkin davacının önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.