Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/3618 E. 2025/7673 K.
Konu: Kamu Malına Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3618
- Karar No
- 2025/7673
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Malına Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/184 E., 2024/128 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 152/1-a maddesine uyan kamu malına zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/2-a maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan asli dava zamanaşımı süresinin, sanığın sorgusunun yapıldığı 23.03.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.