Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5533 E. 2025/2188 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5533
Karar No
2025/2188
Karar Tarihi

Silâhla tehdit suçundan sanık ...'nin beraatine dair Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2013 tarihli ve 2012/88 esas, 2013/40 sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, müşteki şikâyetinin tanık anlatımıyla desteklendiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.05.2015 tarihli ve 2014/27761 esas, 2015/28268 sayılı ilâmını takiben yapılan yargılama sonunda, sanığın aynı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/802 esas, 2015/1000 sayılı kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2016/15664 esas, 2018/13480 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2023 tarihli ve 2015/802 esas, 2015/1000 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2024 tarihli ve 2024/40 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 18.10.2024 gün ve 94660652-105-21-14643-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.11.2024 gün ve 2024/110412 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, sanık ... ile müşteki ...arasında çıkan kavga esnasında, sanığın kendisine ait beylik tabancası ile müştekiyi tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen olayla ilgili silâhla tehdit suçundan yapılan yargılama sonunda, Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine dair kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2016/15664 esas, 2018/13480 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini takiben, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesince reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311. maddesinde yer alan (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa. c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise. d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise. e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa. f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir... " şeklindeki, anılan Kanun'un 318/1-3. maddesinde yer alan, "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir....Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, sanık müdafii tarafından verilen yargılamanın yenilenmesi talep dilekçesinde; sanığın mahkûmiyetine esas alınan tanık Adnan'ın hükmün kesinleşmesinden sonra Mahkemeye sunduğu 02.08.2023 tarihli beyanında, yargılama esnasında kollukta ve duruşmalarda verdiği beyanlarının doğru olmadığını, olayın etkisi ile korktuğunu ve sabıka kayıtlarına zarar gelmemesi için arkadaşı lehine beyanlarda bulunduğunu, doğru olmayan beyanlarından sonra sanığın beraat ettiği gerekçesiyle olayın üzerinde durmadığını, ancak doğru olmayan beyanlar nedeniyle Yargıtay tarafından beraat kararının bozularak sanığın cezalandırıldığını öğrendiğini, bozma sonrası Mahkemece müştekinin beyanının alındığını ancak kendisinin çağrılmadığını, şayet çağrılsaydı olayı doğru bir şekilde Mahkemeye anlatacağını, sanığın kendisi yüzünden cezalandırılmasının vicdanını rahatsız ettiğini, olayın esasında gerekçeli kararda anlatıldığının aksine, olay günü sanığın belindeki silâhı aslında müştekinin el attığını, sanığın ise müştekinin bileğini tutarak havaya kaldırdığını, müşteki Sedat'ın da silâhın mermisi bitene kadar ateş ettiğini, bozma sonrası Mahkemece müştekinin tekrar alınan beyanının doğru olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak belirtilen delillerin, 5271 sayılı Kanun’un 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2024 tarihli ve 2024/40 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/5533, K. 2025/2188, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-5533-e-2025-2188-k-82aa1cb682a7