Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/273 E. 2024/977 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/273
Karar No
2024/977
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...'nın mahkumiyetine, cezalarının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair Cizre Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2006 tarihli ve 2005/675 esas, 2006/158 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.10.2007 tarihli ve 2006/13143 esas, 2007/10530 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık ...'in anılan mahkeme hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılıp adli sicil kaydından silinmesine yönelik talebinin kabulü ile mülga 765 Sayılı Yasa'nın 95/2 maddesinde yer alan "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyeti esasen vaki olmamış sayılır." hükmü uyarınca mahkûmiyetin vaki olmamış sayılmasına ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına ilişkin Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2018 tarihli ve 2005/675 esas, 2006/158 sayılı ek kararı ile, Sanık ...'in arşiv kaydının silinmesi ile memnu haklarının iadesine yönelik talebinin kabulü ile mülga 765 Sayılı Yasa'nın 95/2 maddesinde yer alan "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyeti esasen vaki olmamış sayılır." hükmü uyarınca mahkûmiyetin vaki olmamış sayılmasına ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına dair Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemenin 20.01.2020 tarihli ve 2005/675 esas, 2006/158 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 20.11.2023 gün ve 94660652-105-73-19268-2022-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.12.2023 gün ve 2023/124954 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/3-son, 80, 522/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi gereğince ayrı ayrı 1.120,00 yeni Türk lirası adli para cezasına, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince bu cezasının ertelenmesini müteakip, Cizre Asliye Ceza Mahkemesince kararın kesinleşmesinin üzerinden beş yıl geçmiş olduğundan bahisle mahkûmiyetin vaki olmamış sayılmasına ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesinde yer alan "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkûm olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklindeki, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki ve 11.04.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki ve 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3. fıkrasında “ İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; sanığın işlediği hırsızlık suçunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olduğu ve mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca da ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11.04.2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde bu tür kayıtların Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından silinebileceği ve silinme şartlarının da gerçekleşmediği anlaşılmakla; mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemekle birlikte, adli sicil kaydının silinmesi sonucu doğuracak şekilde mahkûmiyetin tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde, Dosya kapsamına göre, sanıkların mahkûmiyet kaydının, atılı suçun niteliği gereği sanıklar hakkında hak yoksunluğuna sebebiyet verdiği, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun'un 12/1-b maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, anılan Kanun'un 13/A-1-a-b maddesindeki koşullar yerine gelmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu ile 15 yıl, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmaksızın 30 yıl geçmesiyle arşivden silinebileceği karşısında, şartları oluştuğu halde, sanıkların memnu haklarının iadesine ilişkin karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine konu eylemler için Mahkeme kararındaki kanunî nitelendirmeye ve uygulanan Kanun maddelerine göre; Mahkemece 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491 inci maddesinin üçüncü ve son fıkraları uyarınca ırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik kanun yararına bozma isteminin incelenmesine ilişkin görev ve yetkinin, 6545 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun, 07.01.2023 tarihli ve 2023/1 sayılı kararı uyarınca Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dava dosyasının ilgili Daireye gönderilmesine, Oy birliğiyle, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/273, K. 2024/977, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-273-e-2024-977-k-f53801e8d02e