Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/16973 E. 2024/973 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16973
- Karar No
- 2024/973
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1214 Değişik İş SUÇLAR : Tehdit, hakaret KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması "Tehdit" suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında; "tehdit" ve "hakaret" suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.03.2022 tarihli ve 2021/1513 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kırklareli Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.03.2022 tarihli ve 2022/1214 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 94660652-105-39-16931-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2023 tarihli ve 2023/54381 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54381 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/03/2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ... isimli şahıs müşteki olarak belirtilmiş ise de, tanık olarak Cumhuriyet Başsavcılığında ifade verdiği ve her hangi bir şikayetinin olmadığı anlaşılmakla, bu kapsamda şahsın tanık olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, müştekinin ifadesinde özetle oğlu olan şüpheli ...'in olay günü "malların hepsini alacağım, vereceksiniz, sizin ananızı ağlatacağım" şeklinde tehdit içerikli sözler söylediğini, bu sırada gelini olan ...'in kendisine hitaben "orospu, şıllık, şırfıntı, öldürecem seni be kadın, bypass tan ölmedin ama seni kahrından öldüreceğim, yakında seni bakırköye yatıracağım, hapse bile attıracağım, oh oh gebercen ya, oğlunda bana kaldı" şeklinde sözler söylediğini, oğlunun kayınvalidesi olan ...'ın da " öldüreceğiz seni, ölümün bizim elimizden olacak, yandınız" şeklinde tehdit içerikli sözler söylediğini ifade ederek şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin iddiasına konu sözlerin söylendiğine dair ... ve ... isimli şahısların tanık beyanlarının bulunması karşısında, adı geçen şüpheliler haklarında atılı suçlardan kamu davası açılması için yeterli delilin elde edildiği ve delillerin takdirinin mahkemesine ait bulunduğu cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği düzenlenmiştir. 2. İnceleme konusu olayda; Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.03.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ... isimli şahıs müşteki olarak belirtilmiş ise de, tanık olarak Cumhuriyet Başsavcılığında ifade verdiği ve her hangi bir şikayetinin olmadığı anlaşılmakla, bu kapsamda şahsın tanık olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Müştekinin ifadesinde özetle oğlu olan şüpheli ...'in olay günü "malların hepsini alacağım, vereceksiniz, sizin ananızı ağlatacağım" şeklinde tehdit içerikli sözler söylediğini, bu sırada gelini olan ...'in kendisine hitaben "orospu, şıllık, şırfıntı, öldürecem seni be kadın, bypass tan ölmedin ama seni kahrından öldüreceğim, yakında seni bakırköye yatıracağım, hapse bile attıracağım, oh oh gebercen ya, oğlunda bana kaldı" şeklinde sözler söylediğini, oğlunun kayınvalidesi olan ...'ın da "öldüreceğiz seni, ölümün bizim elimizden olacak, yandınız" şeklinde tehdit içerikli sözler söylediğini ifade ederek şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin iddiasına konu sözlerin söylendiğine dair ... ve ... isimli şahısların tanık olarak beyanlarının bulunması karşısında, adı geçen şüpheliler hakkında atılı suçlardan kamu davası açılması için yeterli delilin elde edildiği ve delillerin takdirinin mahkemesine ait bulunduğu cihetle, "itirazın kabulü" yerine yazılı şekilde "itirazın reddine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırklareli Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.03.2022 tarihli ve 2022/1214 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.