Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/10620 E. 2024/12201 K. – Birden Fazla
Konu: Birden Fazla Kişi İle Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10620
- Karar No
- 2024/12201
- Karar Tarihi
- Konu
- Birden Fazla Kişi İle Tehdit
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/749 E., 2019/3197 K. SUÇ : Birden fazla kişi ile tehdit HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılanın temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince sanık hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda yapılacak değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının g bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, duruşma açmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, sanığın atılı birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçunu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi, Kabul göre de, Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Yasa'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığa atılı 5237 sayılı Yasa'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, tehdit suçu yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönler incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.