Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/8652 E. 2013/12226 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/8652
- Karar No
- 2013/12226
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi KARAR TARİHİ : 14/11/2008 EK KARAR TARİHİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet 24/12/2008 tarihli temyiz isteminin reddine dair karar Yerel Mahkemece verilen hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/03/2013 tarihli ve 6-2011/355058 sayılı yazısı ile tebliğname düzenlenmeksizin Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK'nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.3.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.3.2012 gün 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu savunman, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin,” belirtilmesi karşısında; Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesi, sanık hakkındaki yargılamasını, soruşturma aşamasında sanığın müdafiliğini yapan ve anılan Mahkemenin istemi üzerine kovuşturma aşamasında da savunman olarak görevlendirilen Av. ... huzurunda sürdürmüştür. Sanığın yargılama sürecinde adına böyle bir Avukat atandığından bilgisi olmadığı gibi sonradan yapılan bu işlemlere karşı bir onayı bulunmadığı ve 11.09.2008 tarihli talimat yolu ile alınan savunmasında dahi bir avukat talebi olmadığını açıkça dillendirmiştir. Buna karşın, sanığın haberi olmaksızın atanan Avukat ...'in yokluğunda verilip, 16.12.2008 tarihinde kendisine tebliğ edilen hükmün adı geçen savunman tarafından süresi içinde temyiz edildiği; temyiz isteminin, Mahkemece hükmün miktar yönünden kesin olduğu biçimindeki yanlış değerlendirmesi sonucu 24.12.2008 tarihinde reddine karar verildiği, red kararının da anılan Avukata tebliğ edildiği; ancak atanan savunmandan ve verilen 14.11.2008 tarihli hüküm ile 24.12.2008 tarihli red kararından sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından, ./.. -2- 1-Sanığa 14.11.2008 günlü karar ile 24.12.2008 günlü red kararı, 14.11.2008 günlü kararın sonunda yasa yoluna başvurma hakkına ilişkin yanlışlık giderilip, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağına ilişkin açıklamayla birlikte tebliği ile bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği sorulup anlatımı saptanarak, süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu savunmanın açtığı temyiz davasının inceleneceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılmasına, 2-Sanık tarafından temyiz dilekçesi verilmesi durumunda, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...