Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/20520 E. 2013/20903 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/20520
- Karar No
- 2013/20903
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık ve kimlikleri tespit edilemeyen iki arkadaşının, yakınanın işyerine giderek DHKPC örgütü adına geldiklerini, örgüt adına para topladıklarını, parayı vermemesi durumunda sonunun kötü olacağını söylediklerinin anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı TCK'nın 495/1. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden lehe yasa karşılaştırmasının aynı yasanın 498. maddesi ile yapılması, 2-) Kabule görede; Yağma suçunun işyerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasa'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 495/1, 61. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c-d-f , 35/2, 53 maddeleri uyarınca uygulama yapılıp her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-) TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.