Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/10675 E. 2013/11993 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10675
- Karar No
- 2013/11993
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2009 ve 20/03/2013 tarihli tebliğnameleri ve 18/03/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Urla Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2006 günlü hükmü, sanık ...'e mahkemenin istemi üzerine atanan savunmanı Av. ... tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, atanan bu savunmandan sanığın haberdar olmadığı, adı geçen sanığa savunmanın temyizine muvafakatı olup olmadığı ve kendisinin de temyize başvurmak isterse yasa yolunun açıklandığına ilişkin ihtarat içeren tebliğin, sanığın Nazilli E Tipi Cezaevinde 28.12.2012'de tebliğ edildiği, sanığın 07.01.2013 tarihinde anılan cezaevinde alınan ifadesinde,'' müdafii Av. ... 'in temyiz dilekçesini kabul etmediğini, kararı yerinde bulduğunu ve temyiz etmek istemediğini, hükmün onanmasını'' istediğini belirtmesi karşısında; sanık savunmanının temyize yetkisi olmadığı anlaşıldığından, bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince REDDİNE, ./.. -2- II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın, yakınan ... yönelik eylemin 5237 sayılı TCK'nın 141/1.maddesine; diğer yakınan ...'a yönelik eylemin de anılan Yasa'nın 142/1-b maddesine uyduğu halde; yazılı şekilde kabul kanuna aykırı ise de; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın, 491/2-son, 102/4 ve 104/2 maddelerine göre, hükümden önce 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 141/1, 143, 66/1-e, 67/4; 142/1-b, 143, 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasa'nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının 31.10.2004 olan suç tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...