Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/8623 E. 2010/21029 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/8623
- Karar No
- 2010/21029
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık savunmanın 06/08/2009 havale tarihli dilekçesinde, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından kurulan hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan suçlarla ilgili sınırlı olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5271 sayılı CMK'nın 253/4.maddesinde belirtildiği şekilde Cumhuriyet Savcısı tarafından kolluk görevlisine, sanık ve yakınanın ifadesi alınırken uzlaşma teklifinde bulunulması hususunda verilmiş bir talimatın olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığı halde; konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden soruşturma ve kovuşturma aşamasında, anılan Yasanın 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaşma hükümleri değerlendirilmeden, yakınana kolluktaki uzlaşmak istemediğine dair beyanı ile yetinilerek ve ayrıca sanığın suçu kabul etmemesinden ve 5237 Sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uzlaşma kapsamında olmadığından bahisle yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-Sanığın suç ortağı olan ... isimli şahsın soruşturma aşamasında, yakınana ait bilgisayarı sattıkları kişiyi söylemek suretiyle kolluk görevlileri aracılığıyla yakınana teslimini sağladıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçu yönünden kurulan hükümde, kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, 5237 sayılı TCK.nun 168. maddenin 4. fıkrası delaletiyle aynı maddenin 3. fıkrasının uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/12/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.