Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/30306 E. 2013/17050 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/30306
Karar No
2013/17050
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, ileride bir daha suç işlemeyecekleri yönünde vicdani kanaate varılamadığından uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede, I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin ''yargılama giderinin müteselsilen tahsiline'' cümlesinin çıkarılarak yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-... yönünden; sanığın adli sicil kaydında, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin 2000/9-104 sayılı ilamıyla teşekkül halinde uyuşturucu satmak suçundan 06.11.2000 kesinleşme tarihli 3 yıl 9 ay hapis, 344.531.250 lira ağır para cezasına ilişkin hükümlüğünün bulunduğu, para cezası yerine çektirilen 48 günlük hapis cezasının infaz tarihinin 05.09.2001, hapis cezasına yönelik 3 yıl 9 aya ilişkin cezanın infaz tarihinin 14.10.2003 olarak belirtildiğinin anlaşılması karşısında; ilam her ne kadar infaz tarihleri belirtilmeksizin dosyaya getirilip konmuş ise de; anılan suçtan verilen cezaların infaz tarihlerinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenip sonucuna göre, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu, 2- ... yönünden; sanığın, adli sicil kaydında, İzmir 5. Sulh Ceza mahkemesinin 16.07.1992 kesinleşme tarihli, 456/4, 457/1, 647/4.maddeleri uyarınca verilen 800.000 liralık para cezasına ilişkin hükümlülüğünün denetime olanak sağlaması açısından kesinleşme ve infaz tarihlerinin gösterir onaylı suretinin getirtilerek, sonucuna göre, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri ile uygulama yapılıp yapılmayacağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanık ... savunmanın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/30306, K. 2013/17050, T. 11.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-30306-e-2013-17050-k-b11d613124e8