Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/26992 E. 2013/8619 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/26992
- Karar No
- 2013/8619
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Hükümlüler ... ve ... hakkında yapılan incelemede; Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2004 gün ve 2004/79 Esas 2004/906 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'ya ilişkin ilk hükmün, sanık ... tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2005 tarih 2005/125376 sayılı yazısı ekinde, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ... Cah'ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ... ve ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 2- Sanık ... hakkında yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1- Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmadığı ve koşulları oluşmadığı halde; lehe yasa saptamasında, tekerrüre esas sabıkalarının olduğundan bahisle, sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 522/son maddesi uyarınca cezasından indirim yapılmasına yer olmadığına ve aynı kanunun 81/2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, 2- 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın ikiden fazla kimse ile suç tarihinde geceleyin yakınana ait iş yerinin muhkem ve sağlam olan kapı kilidini sert bir cisimle zorlayarak açıp içeri girip, pek hafif değerde para, hazır kart kontörleri ve sigara çaldığının anlaşılması karşısında; Eylemin, 765 sayılı TCK'nun 493/1-son, 522 (pek hafif) maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53, 151/1, 53. maddeleri uyarınca karşılaştırma yapıldıktan sonra ( mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek) uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 3- Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.