Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/17073 E. 2013/22732 K. – Yağma, Özgürlüğ

Konu: Yağma, Özgürlüğü Kısıtlama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/17073
Karar No
2013/22732
Karar Tarihi
Konu
Yağma, Özgürlüğü Kısıtlama

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, özgürlüğü kısıtlama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında yağma suçu; sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'e karşı işledikleri özgürlüğü kısıtlama suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar ... ve ...'ün yakınana karşı işledikleri özgürlüğü kısıtlama suçu yönünden, sanıkların ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanıkların; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanıkların olay tarihinde gece vakti, otomobilleri arızalanmış izlenimi yaratarak seyir halindeki yakınanı durdurdukları, araç durduğunda önce sanık ...'un henüz aracından inmemiş yakınana yanaşıp mağdurun boynunu koluyla kavrayıp sıktığı, mağdura hitaben “Seni üç aydır takip ediyoruz.” dediği, diğer sanıkların da sanık ...'un yanına gelerek mağduru birlikte çekip otomobilden indirdikleri, bu sırada sanıkların mağduru tekme ve yumruklarla darp ettikleri, sanıklar ... ve...'nin mağduru kendilerine ait başka bir araca zorla bindirip bir müddet aralarında oturttukları, bu sırada sanık ...'in mağdura ait otomobili mağdurun da içinde tutulduğu diğer aracın yanına getirdiği, bu otomobilden de çıkarılan mağduru zorla yere yatıran sanıkların mağdurdan 2 adet cep telefonu, 1.500 TL ve 300-400 euro para, kredi kartı aldıkları, ayrıca 4 adet boş senet imzalattıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların mağdura cebir uyguladıklarının adli raporla da belirlenmesine karşın, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK 109/2. madde ve fıkrası yerine, aynı maddenin 1. fıkrası ile uygulama yapılması; Mağdurun tüm aşamalarda sadece kredi kartı ve 4 adet boş senet değil, aynı zamanda paraları ve cep telefonlarının da yağmalandığı, ayrıca kovuşturma aşamasında sanık ...'in yakınlarının tüm zararlarını karşıladığını beyan etmesi karşısında, sanık ... hakkında yalnızca yağmalandığı kabul edilen kredi kartı ve senetlerin soruşturmada iade edildiğinden bahisle, 5237 sayılı Yasanın 168/3. fıkrasının birinci cümlesine göre indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdurun 26.10.2007 günlü oturumda saptanan anlatımında, kendisinden yağmalanan paranın ve eşyaların toplam değeri 4.000 TL'nin sanık ...'in ailesi tarafından iade edildiğini ve şikayetinden vazgeçtiğini belirtmiş olması karşısında; diğer sanık ...'un da yerine getirilen etkin pişmanlığa yönelik bir karşı duruşunun olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/3. maddesinin ikinci cümlesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden,eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/17073, K. 2013/22732, T. 18.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-17073-e-2013-22732-k-05847b0f7053