Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/15100 E. 2013/7158 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/15100
Karar No
2013/7158
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...'un adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların bütün aşamalardaki savunmaları gözönüne alındığında aralarında menfaat çatışması olduğu, bu sebeple her birinin savunmasının aynı müdafiye yaptırılamayacağının gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 152.maddesine aykırı davranılması, 2- CMK'nın 210. maddesi uyarınca; olayın delilinin bir tek tanığın açıklamasından ibaret olduğu hallerde bu tanığın mutlaka duruşmada dinlenilmesi, soruşturma aşamasında alınan ifadelerinin duruşmada okunulmasıyla yetinilmemesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmakla; Öncelikle, olayın tek tanığı olan ...'ın olay hakkındaki ayrıntılı beyanı saptanıp, sanıklar gösterilerek canlı teşhis yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi yerine, tanığın Mahkeme huzurunda dinlenmeden eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi, 3- Suç tarihinde güneşin saat 05:56'da doğduğu, tanık ...'ın kolluk beyanlarında, ''05.30 sıralarında sanıkların içinde bulunduğu aracın kaza yaptığını gördüğünü''; yakınanın ise, ''Sabah saatlerinde hırsızlık yapıldığını öğrendiğini" belirtmesi karşısında, eylemin gece vakti işlendiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi, 4- Kabule göre de; TCK’nın 53.maddesinin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanın- caya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, .Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/15100, K. 2013/7158, T. 04.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-15100-e-2013-7158-k-a328e3daef51