Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/13947 E. 2013/25644 K.
Konu: Yağma, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/13947
- Karar No
- 2013/25644
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; TCK'nun 50/5.maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/1.maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan sanık hakkında, 5395 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporunun alınmaması ve alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesi, 2-Olay tarihinde saat 03:45 sıralarında sanık ...'nin, kimliği tespit edilemeyen iki suç arkadaşı ile birlikte yakınanın konutundan iştirak halinde hırsızlık yapmaya karar verdikleri, bu amaçla yakınanın evinin mutfak balkonunun demir halkalarını kırıp PVC'den yapılma camı zorlayıp açarak yaptıkları iş bölümü gereği adı geçen sanığın elinde bıçak ve levye ile birlikte eve girdiği, evin mutfak kısmında bulunduğu sırada gürültüye uyanan yakınanın oğlu tanık ... ile karşılaştığı, adı geçen tanığın bağırarak yakınana haber vermesi üzerine mutfağa gelen yakınanın, sanığa evden çıkıp gitmesini söylemesi ile birlikte, sanığın elindeki levye ve bıçak ile yakınana saldırdığı, saldırıya engel olmak için yatak odasına kaçan yakınanın haksız olarak gece vakti evinde bulunan sanığı evinden çıkartmak için eline aldığı tüfek ile sanığın dışarı çıkmasını istediği, evi terk etmemekte ısrar eden ve yakınanın üstüne tekrar elindeki suç aletleri ile saldıran sanığa yakınanın kendini korumak için tüfek ile bir el ateş edip yaraladığı; yakınan tarafından etkin mukavemete direnen ve hırsızlık eylemini gerçekleştirememesi nedeniyle sinirlenen sanığın, yakınana hitaben “Seni öldürmeden bu evden çıkmayacağım, sen ölümü şimdi hak ettin” diyerek tehdit edip üstüne yürüdüğü, yakınanın evinin damına doğru kaçtığı ve arkasından gelmesini engellemek içinde bir el havaya ateş etmesi ile korkan sanığın eylemlerine son verip evden kaçtığı; sanığın, hırsızlık kastı ile girdiği yakınana ait evde henüz bir şey almaksızın kendisini gören yakınana yönelik tehdit içerikli sözler söyleyip, saldırıda bulunurken her hangi bir şekilde para veya eşyayı almak ya da aldığı eşyayı kaçırma kastıyla hareket ettiğine ilişkin bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, mahkemece de somut olayın bu şekilde kabul edildiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin 765 sayılı TCK’nın 495/2. maddesi yollamasıyla 497/1, 61, 2253 sayılı Yasanın 12/2. maddelerinde düzenlenen yağma; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'da ise, dolaylı yağmaya yer vermemesi nedeniyle, eylemlerinin 142/1-b, 143, 35/2, 31/2; 116/1-4, 119/1-c, 31/2; 106/2, 31/2; 86/2-3, 35/2, 31/2. maddelerinde düzenlenen hırsızlığa kalkışma geceleyin birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını bozma, silahla tehdit ve silahla kasten yaralamaya kalkışma suçlarını oluşturduğu gözetilip; sanığın yaş küçüklüğü de gözetildiğinde, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçlarında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24.maddesinde düzenlenen uzlaşma hükümleri de değerlendirerek, sözü edilen silahla tehdit, silahla kasten yaralamaya kalkışma suçları yönünden dava zamanaşımı da dikkate alınıp, her iki yasa ile yapılacak uygulama ayrı ayrı gösterilerek lehe yasa karşılaştırmasının buna göre belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eylemin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.