Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/24220 E. 2013/6455 K.
Konu: Hırsızlık, Dolandırıcılık, Sahte Plaka Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/24220
- Karar No
- 2013/6455
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Dolandırıcılık, Sahte Plaka Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, dolandırıcılık, sahte plaka kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ...'in katılan ...'e yönelik hırsızlık suçu, sanık ...'un yakınan ...'e yönelik hırsızlık suçu ile her iki sanığın yakınanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incenmesinde: Sanık ...'in, taklit anahtar kullanarak katılan ...'e ait suça konu aracı çaldığının kabul edilip anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak, 1- Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezalarıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-5237 sayılı TCY’nda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine birleştirilmelerine karar verilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; cezaların toplanmasına ilişkin bölüm ile 5237 sayılı 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ...'un yakınan ...'ya yönelik hırsızlık suçu; her iki sanığın yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçu; sanık ...'in ka tılan Halil İrmek'e yönelik dolandırıcılık suçu ve her iki sanığın sahte plaka kullanma (iki kez) suçlarından hükmün temyiz incenmesinde: Sanıkların sahte plaka kullanma eylemleri ile sanık ...'in dolandırıcılık eylemine uyan 765 sayılı 333/2. (iki kez), 503/1. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihleri olan 01.01.2002, 28.02.2002, 26.12.2000 tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Sanıkların yakınan ...'a yönelik hırsızlık eylemleri ile sanık ...'a yüklenen yakınan ...'ya yönelik hırsızlık eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 142/1-e maddelerine uyan suçların gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, 09.04.2000 ve 12.10.2000 olan suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.