Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/22913 E. 2010/4550 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/22913
- Karar No
- 2010/4550
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I.Ayrıntılarının Dairemizin 20.10.2009 gün, 2006/12453-2009/13567 sayılı kararında açıklandığı gibi, sanık ...'ın 15.04.2003 günlü karara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında verilen 24.02.2006 günlü karar yok hükmünde kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Yapılan keşif sırasındaki anlatımı hükme dayanak yapılan bilirkişi ...'e andı yaptırılmaksızın bilgisine başvurulması suretiyle 1412 sayılı CMUK'nun 72.maddesine, aynı keşfe katılan Cumhuriyet Savcısının tutanağa imzasının alınmaması suretiyle de CMUK'nun 161.maddesine aykırı davranılması, 2.Sanığın eylemlerine uyan 765 Sayılı TCY.nın 493/1-son, 522/1, 59/2 ( iki kez).maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan yakınan Adem'e karşı eylemde 142/1-b, koşulları varsa 168/son, 62/1, 53, 116/2, 119/1-c, 62/1, 53, 151/1, 62/1; yakınan ...'ye karşı eylemde 142/1-b, 143/1, koşulları varsa 168/son, 62/1, 53, 116/2-4, 119/1-c, 62/1, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları ile işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında 5271 sayılı CMK'nun 253-254.maddelerindeki uzlaşma hükümleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına yasanın uygulamaya göre belirlenmesinde zorunluluk bulunması, II. Sanık ... hakkında 24.02.2006 günlü hükme yönelen temyiz isteğinin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık yararına yasa belirlenirken sanığın, yakınan ...'a karşı eyleminin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY'da işyeri dokunulmazlığını bozma, yakınan ...'e karşı eyleminin ise işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, 2. Eylemler 5237 sayılı TCY'nın 142.maddesinin 1.fıkrası (b) bendindeki suçu oluşturduğu halde, aynı maddenin 2.fıkrası (d) bendiyle karşılaştırma yapılması, 3. Suça konu malların kısmen geri verilmesi nedeniyle, yakınanlardan 5237 sayılı TCY'nın 168/son maddesinin uygulanması yönünde rızaları bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra, aynı Yasanın 168.maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi, 4. Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, 5. Yakınan Adem'e karşı eylemde hüküm kurulurken sonuç cezada yılın belirtilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 20/04/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.