Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/22578 E. 2012/22883 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/22578
Karar No
2012/22883
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların, saati belirlenemeyen bir zaman diliminde yakınan ...'ın işyerinin, sağlam ve muhkem olan, bahçe kapısı ile demir kapısının asma kilidini sert cisimle kırmak suretiyle içeri girip, hırsızlık yaptıktan sonra,anılan işyerinin önünde park halinde bulunan yakınan ...'ın işçisi ... kullandığı, diğer yakınan ...'ın sahibi olduğu aracın muhkem nitelikteki camını kırıp, düz kontak yapmak suretiyle alarak olay yerinden ayrıldıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasa uyarınca uygulama yapılırken hırsızlık suçunun yanısıra ayrıca anılan Yasanın 116/2, 119/1-c maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarının oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; a)Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; b)5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA,bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile yargılama giderlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin; yargılama giderlerinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine ise, “iki müzekkere gideri 1,8 TL'nin, sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmak suretiyle tahsiline” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/22578, K. 2012/22883, T. 05.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-22578-e-2012-22883-k-789e828ec674