Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/22415 E. 2010/8185 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/22415
Karar No
2010/8185
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2009 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümde, yasa yolunun 5271 sayılı CMK’nun 232.maddesinin 6. fıkrasına uygun olarak gösterilmemesi nedeniyle hükümlünün temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümlü ile suç arkadaşının olay gecesi 19.30 sıralarında yakınana ait birinci katta bulunan binaya gittikleri ve hükümlünün aşağıda gözcülük yaparken arkadaşının balkona tırmanıp açık kapıdan içeri girerek pek aşırı değerdeki ziynet eşyasını çaldıkları sabit görülerek Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin Dairemizce onanarak kesinleşen 27.01.1997 gün ve 1993/717-1997/24 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK’nun 492/1, 65/3, 522/1 (pek aşırı), 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; 765 sayılı TCY.nın 522. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı belirtilerek, aynı yasanın 492/1, 65/3, 59. maddeleri bir bütün halinde uygulanarak sonuçta 10 ay hapis cezasına dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da; 1-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 492/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu gözetilip; hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Yasada hangi suçu oluşturduğu ve verilecek sonuç ceza, uygulanması gerekli maddeler ile artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, soyut olarak 765 sayılı TCY.nın lehe olduğu kabul edilip, 522/1. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı belirtilerek, aynı yasanın 492/1, 65/3, 59. maddelerinin her birinin ayrı ayrı uygulanması yerine topluca uygulanıp sonuçta 10 ay hapis cezası verilmesi; 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ışığında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması; 3-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 492/1, 65/3, 522/1, 59/2, maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 39/1, 62/1; 116/1-4, 119/1-c, 62/1, 5271 sayılı CMK’nun değişik 253-254. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında uygulama yapılarak lehe yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu; Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 20.07.2005 gün, 1993/717 esas - 2005/221 müt. sayılı ek kararın açıklanan nedenlerle, kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 02.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/22415, K. 2010/8185, T. 02.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-22415-e-2010-8185-k-a9658243418e