Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/21416 E. 2010/12987 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/21416
Karar No
2010/12987
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya görüşüldü; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede; A- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incetemesinde; Sanık ...'ün soruşturma evresindeki ayrıntılı ve oluşa uygun anlatımlarında, eylemi diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte gerçekleştirdiğini beyan etmiş ise de; kovuşturma evresinde bu anlatımından döndüğü ve adı geçen sanıklar ... ve ...'inde suçlamaları kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; öncelikle suça konu araca ait ... nolu plakada tespit edilen ve karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikteki parmak izinin sanıklara ait olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, sanıklar ... ve ...'in 07.04.2008 tarihinde yakalandıkları evde ele geçirilen telefonların içinde, yakınana ait telefon bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığının belirlenmesi halinde, cep telefonu operatörleri aracılığıyla yakınana ait telefonların İMEI (kimlik numarası) numaraları saptanarak bu telefonların suç tarihinden sonra kim veya kimler tarafından kullanıldığı bulunup, bulunan bu kişilerin dinlenmesinden sonra sonucuna göre, sanık ...'ün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü, 2007/10-71-98 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan tekerrür, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer atmakta ise de, anılan düzenleme maddi ceza hukukuna ilişkindir. Hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 saydı Yasanın 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda karar alınması mümkün değildir. Hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığı, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı ve hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün ceza evinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkûmiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığı ve hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK.nun 305/son. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunan cezaların tekerrüre esas alınamayacağının anlaşılması karşısında; denetime olanak sağlanması bakımından mükerrirlik uygulamasına esas alınan Ümraniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.2007 günlü, 2006/222 esas- 2007/750 sayılı ilamının kesin nitelikte olup olmadığının anlaşılabilmesi için infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, B- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönetik temyize gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ... olaydan bir gün sonra kolluk görevlilerince kuşku üzerine yakalandığında suçunu kabullenip yağmaladıkları suça konu aracın yerini göstererek yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; öncelikle katılan ...'den kısmi iadeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCY'nın 168/1-4. maddesindeki kısmi iade hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının araştırılıp tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile Yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinde, sanık ... savunmanı Av. ...'ın duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönüyle duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle verilen karar 07/07/2010 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'nun katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/21416, K. 2010/12987, T. 25.12.2007, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-21416-e-2010-12987-k-4984e6030d04