Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/18820 E. 2011/1176 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/18820
- Karar No
- 2011/1176
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I. Sanıklar ...ve ... hakkındaki hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 04.10.2004 günlü karara karşı sanık ...'ın yasal süreden sonra temyiz yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. 04.10.2004 günlü kararın sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “ 5237 sayılı TCY hükümleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesi ” için iadesinden sonra, Mahkemece hem anılan sanık hem de hakkındaki hüküm yasal sürede temyiz edilmeksizin kesinleşen sanıklar ... hakkında duruşma açılıp, 28.09.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün, 2007/8-125 esas, 2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, anılan sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iadesi üzerine, haklarındaki hüküm kesinleşmiş olan ... tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 28.09.2006 tarihli ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de olanaklı değildir. Bu nedenlerle ... hakkında verilen 28.09.2006 tarihli karara yönelik konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Olay günü saat 23:45 sıralarında yakınana ait ahırın keşfen sağlam ve dayanıklı maddelerle yapıldığı saptanan kapısını tornavidayla zorlayarak açmaya ve hırsızlık yapmaya kalkışan ve tanıklar tarafından yakalanan sanığın eyleminin 765 sayılı TCY'nın 493/1-son maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, aksi yönde kabule götüren nedenlerde kararda açıklanmadan, aynı Yasanın 492/1.maddesindeki suçtan hüküm kurulması, 2. Yakınanın konutundan bağımsız yerde bulunan taştan bina şeklindeki ahırdan işlenen suçun 5237 sayılı TCY'nın 142.maddesinin 2.fıkrası ( g ) bendindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçla karşılaştırma yapılarak sanık yararına hükmün belirlenmesi, 3. Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY.nın 493/1-son, 61/1, 522/1, 81/1.maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/2-g, 143/1, 35/2. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına yasanın uygulamaya göre belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.