Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/15954 E. 2012/21513 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/15954
Karar No
2012/21513
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Failin kendini tanınmayacak hale koyarak yağma suçunu işlemesinde failin ele geçirilmesi ve suçun aydınlatılması zorlaşacağı gibi ayrıca bu hal mağdurun kendini savunmasını zorlaştıracak ve duyduğu korkuyu da arttıracak olması nedeni ile bu durum suçun nitelikli hali olarak kabul edilip 5237 sayılı TCK 149/1-b maddesinde düzenlenmiştir. Failin teşhisini zorlaştıracak biçimde dış görünüşünde yaptığı her türlü değişklik bu ağırlatıcı neden kapsamındadır. Söz konusu kanun normunun gerekçesine göre de örneğin tehditin imzasız veya korku salmış bir kişinin ismiyle veya rumuzuyla yahut sahte imzayla imzalanmış bir mektupla yapılmış olması halinde faile bu nitelikli halin uygulanacağı açıklanmıştır. Aynı Kanunun 149/1-f maddesinde var olan veya varsayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılmasını da nitelikli hal kabul eden hükme yer verilmiştir. Bununla bilinen veya işledikleri suçlar ile adını duyuran bir örgüt anlatılmaktadır. Bu madde 765 sayılı TCK'nın 497/2.maddesine benzemektedir. Somut olaya gelince; katılan ...’ın sanıklardan ...’un kayınbiraderi olduğu, diğer sanık ...’ın ise katılanı tanımadığı; sanık ...’in, ...’a akrabası olan katılanı korkutarak para alabileceklerini söylemesi üzerine, sanık ...’ın 16.08.2006 tarihinden yakalandığı gün olan 26.08.2005 gününe kadar katılanı çeşitli aralıklar ile aradığı, benzer içerikli konuşmalarında kendisini Sazlıdere mafyasından olarak tanıtıp para istediği ve vermediği takdirde adresini bildiği annesi ve çocuklarına zarar vermekle tehdit ettiği, bu aramaları diğer sanıktan katılanın nerde olduğu ve ne yaptığına dair bilgileri aldıktan sonra telefon ile arayarak tek başına gerçekleştirdiği, sanık ...’ın bu arama bilgilerinden yararlanılarak yakalandığı; iletişim kayıtları ve 26.08.2005 tarihli kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanak içeriğine göre, 20.08.2005 günlü görüşmenin geceden sayılan saat 21:48 de gerçekleştiği olayda, 5237 sayılı yasanın 149/1-b veya 149/1-f maddesindeki koşulların oluşmadığı, ancak 20/08/2005 günü saat 21:48'de telefon ile aranıp tehditle para istenmesine göre de olayın gece gerçekleştiği ve anılan Yasanın 149/1-h maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu anlaşıldığından, TCK’nın 149/1-h maddesi yerine aynı kanunun 149/1-b maddesinin uygulanması, sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/15954, K. 2012/21513, T. 22.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-15954-e-2012-21513-k-adc5c0c887c7