Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/1456 E. 2012/16812 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/1456
Karar No
2012/16812
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Sanıkların, yakınana ait evin kapı kilidini zorlayarak açıp bir kısım malları çaldıkları, apartman dışına çıktıktan sonra tesadüfen olay yerinden geçmekte olan kolluk görevlilerini görünce kaçmaları sonucu durumlarından şüphelenilerek kovalamaca sonucu yakalandıklarının anlaşılması karşısında, eylemin tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığından bahsedilerek yazılı biçimde hüküm kurulması; sanıkların birden fazla kişiyle yakınanın konutuna girip hırsızlık suçunu işlemelerine karşın, haklarında TCK.nın 119/1-c maddesiyle uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilinceye kadar uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilinceye kadar uygulanmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231/5-14. fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu, Kabule göre de; 2-Sanıkların birden fazla kişiyle yakınanın konutuna girip hırsızlık suçunu işlemelerine karşın, haklarında TCK.nın 119/1-c maddesiyle uygulama yapılmaması, 3-Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilinceye kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/1456, K. 2012/16812, T. 02.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-1456-e-2012-16812-k-677b824b6448