Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/10484 E. 2012/20052 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/10484
- Karar No
- 2012/20052
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : TCK 141/1-62, 58/6 1 yıl 8 ay hapis Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Katılana ait aracın kapı kilidini taklit anahtarla açıp içinden televizyonu alan sanığın, araçtan çıkıp çaldığı eşya ile birlikte uzaklaşmaya çalıştığı sırada, kendisini baştan beri kuşku üzerine izlemekte olan özel güvenlik görevlileri olan tanıklar ... ve ... tarafından yakalanmak istenmesi üzerine, üzerinde taşıdığı kuru sıkı tabancayı tanıklara göstererek kaçmayı sürdürdüğü ve girdiği ormanlık alanda izini kaybettirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden; sanığın “Hırsızlık yaptıktan sonra kaçarken tabancamı düşürdüm, yerden alıp belime koydum” biçimindeki, somut olay ve bunu destekleyen kanıtlarla örtüşmeyen savunmasına itibar edilerek kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle, aynı Yasanın 58/6-7-8. madde ve fıkralarında düzenlenen mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbeslik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 3-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 495/2. maddesi yollamasıyla 497/1, 59/2, 31, 33. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 149/1-a, 62/1, 53/1-2-3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ceza süresi itibariyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.