Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/5051 E. 2012/5298 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/5051
Karar No
2012/5298
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5237 sayılı TCK.nun 150.maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığının" 5237 sayılı yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çok olma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda,yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın olay tarihinde arkadaşı tanık ... ile otobüs durağında bekleyen ve telefon ile konuşan katılan ...'nın telefonla konuşmasını bitirip çantasına koyduğu esnada gelerek çantasını çekmeye başladığı, katılanın vermek istememesi üzerine onu yere düşürüp sürüklediği, direnmesi nedeniyle katılanı silahtan sayılan bıçakla basit tibbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, yaralanmanın etkisiyle çantasını bırakan katılandan çantayı aldığı ve içerisindeki Nokia 6610 marka 375 TL değerindeki cep telefonunu yağmalamak şeklindeki somut olay da koşulları bulunmadığı halde 150. maddenin 2. fıkrasına sevk amacı dışında yorumlar getirerek cezadan indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesinin yazılmak suretiyle,eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/5051, K. 2012/5298, T. 13.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-5051-e-2012-5298-k-7d194b893769