Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/26474 E. 2012/15033 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/26474
- Karar No
- 2012/15033
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü ... ve sanık ... (...) savunmanlarının yasal süresinden sonraki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNDE , I-Hükümlüler ... ve ... hakkındaki hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde : Sakarya 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 17.12.2002 gün, 2002/332-925 sayılı hükümlülük kararının, sanık ... Ura (Aydeniz) tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 12.07.2005 günlü ilamında “5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve bozmanın niteliğine göre aynı Yasanın 325.maddesi gereğince hükmü temyiz etmeyen diğer sanıklara da sirayetine ” denilerek bozulmasına karar verildiği ve bu Mahkemece dört sanık hakkında görevsizlik kararı verilip, dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesinden sonra, yeniden yargılama yapılıp, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...'te yararlandırılarak 14.06.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; sanıklar ... ... ve ... ... hakkında verilen 17.12.2002 gün, 2002/332-925 sayılı hükümlülük kararının adı geçen sanıklar yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlüler ... ve ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... Ura (Aydeniz) hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlüler ... ve ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ... ve ... temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.