Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/211 E. 2010/5792 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/211
Karar No
2010/5792
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Önceki hükmün aynen infazına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü yararına olan hükmün belirlenmesi amacıyla kurulan ek kararın temyizi olanaklı kararlardan olması nedeniyle, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 5.9.2005 gün ve 2005/631 D.İş. sayılı istemin reddine ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Hükümlünün olay günü belirlenemeyen bir saatte, şikayetçi olmayan yakınana ait evin sağlam nitelikteki kapı kilit göbeğini sökerek kapıyı açıp eve girdiği, evde para ve ziynet eşyası bulamadığı için bir şey almadan ayrıldığı sabit görülerek Milas Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 12.4.2005 gün ve 2004/289– 2005/284 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK’nun 493/1, 62, 522/1, 59. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; aynı yasanın 142/1-b, 35 ve 145. maddelerinin uygulanması sonucu aynı cezanın verileceği gerekçesiyle önceki hükmün aynen infazına dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da; 1- Cumhuriyet Savcısının yazılı görüşünün dosyaya eklenmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 33. maddesine aykırı davranılması, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararları ışığında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması; 3- Sanığın eylemine 5237 sayılı Yasaya göre uygulanacak yasa maddeleri uyarınca verilmesi gerekli ceza miktarı artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden; 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılacağı kabul edilip, soyut olarak 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan önceki hükmün hükümlü yararına olduğunun kabul edilmesi; 4- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 61/1, 522/1, 59/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 35/1, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında değerlendirme yapılarak hükümlü yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu; Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 13.07.2005 gün, 2004/289 – 2005/284 sayılı ek kararın açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, 05.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/211, K. 2010/5792, T. 05.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-211-e-2010-5792-k-7e4618bbb5a0