Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/4848 E. 2010/7600 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/4848
- Karar No
- 2010/7600
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : CMK'nun 296. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mahkemenin 16.09.2005 tarihli kararında, T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak, temyiz yasa yoluna başvurulabileceğinin hükümde gösterilmediği ve bu nedenle sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından, hukuki değerden yoksun bulunan 11.11.2005 gün ve 2003/534-2005/508 sayılı “temyiz isteminin reddine” ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan incelemede: 5271 sayılı CMK.nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 E. ve 2006/319 sayılı kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu savunman atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk, alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye katılınmamış; dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 27.06.2003 tarihli tutanak içeriği ile tutanakta imzaları bulunan ve mahkemede tanık olarak dinlenen polis memurları ... ile ...'in tutanak içeriğini doğrulayan yeminli anlatımlarına göre, olay sırasında kavga eder gibi yaparak yakınanı aralarına alan ve cebinden el çabukluğu ile parasını çalan sanık ve yanındaki diğer failin kaçmaya başladıkları,durumu gören kolluk görevlilerinin peşlerinden koşarak kovalamaca sonucu sanığı çaldığı para ile yakaladıklarının anlaşılması karşısında, sanığın parayı çaldığı andan yakalandığı aşamaya kadar, izlemede kesinti olup olmadığı araştırılarak, izlemede kesinti oldu ise suçun tamamlandığı, izlemede kesinti olmadıysa suçun kalkışma (tam kalkışma) aşamasında kaldığının gözetilmesi gerekirken,eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Sanığın dosya içerisinde bulunan adli sicil kaydında yazılı önceki mahkumiyet hükümlerine göre, hakkında 765 sayılı TCK'nın 81/2 ve 95/2.maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün,765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, Kabule göre de; 4- Yakınanın üzerinden çalınan toplam 560 Türk Lirası paranın, suç tarihindeki ekonomik koşullara,paranın satın alma gücüne ve yerleşmiş içtihatlara göre “hafif” yerine “normal” kabulü, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 31/05/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.