Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/22617 E. 2011/44336 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/22617
Karar No
2011/44336
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma-meskun mahalde halka korku ve panik yaratacak şekilde ateş etmek-6136 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan cezaların tür ve sürelerine göre sanıklar ... ve ... savunmanlarının duruşmalı inceleme isteklerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 318 maddesi uyarınca REDDİNE, Gerekçeli karar başlığına suç tarihi olarak 20.10.2002 tarihinin eklenmesi olanaklı görülmüştür. I. Sanık ... hakkında korku ve panik yaratacak şekilde ateş etme ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ...'in eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 264/7, 15, 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 170/1-c, 66/1-e, 66/2, 67/4; sanık ...'in eylemine uyan 6136 sayılı Yasanın 13/1, 765 sayılı TCY'nın 102/4, 104/2.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 66/1-e, 66/2, 67.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve sanık ... için suçun işlendiği 20.10.2002, sanık ... için suçun işlendiği 21.10.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 102/4, 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve kısmen tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II. Sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Yağma suçunun 5237 Sayılı TCY’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) bendinin yanı sıra ( a ve h ) bentlerine de aykırı biçimde; geceleyin, birden fazla kişiyle ve silahla işlendiğinin gözetilmemesi temel ceza belirleme gerekçesi karşısında sonuca etkili olmadığından; sanıklar ... ve ... yağma suçuna doğrudan katıldıkları ve suçu birlikte işledikleri halde, 5237 sayılı TCY'nın 37.maddesi yerine 39.maddesiyle hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanıklar Ender ve ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53.maddesinin uygulandığı kararda belirtilmemişse de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infazda gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezalarıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıklar ... ve ...'in, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” ve yargılama giderlerine ilişkin bölümünden “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp “payları oranında” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/22617, K. 2011/44336, T. 25.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-22617-e-2011-44336-k-90f93111e071