Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/19216 E. 2010/19754 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/19216
Karar No
2010/19754
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınan ... ’a karşı gerçekleştirilen hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yanlış uygulamalar sonucu cezası iki yılın altına inen sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan değerlendirmede; Sanığın, suç arkadaşı ile birlikte yakınana ait iki katlı yazlık evin üst katında bulunan yerden yüksekliği 2,5 metre olan balkonuna şahsi çevikliğini kullanarak çıktıktan sonra balkonun ahşap kapısının üzerinde 10 cm çapında delik açıp, kapının iç tarafındaki anahtarı haksız olarak ele geçirip bu anahtarla kapıyı açarak yaptığı hırsızlık eyleminin 765 sayılı TCY.nın 493/1-2-son maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde aynı yasanın 493/1. maddesiyle hüküm kurulup, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasada eylemin hangi suçları oluşturduğu, uygulanacak yasa maddeleri artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi; anılan Yasalar ayrı ayrı somut olaya uygulandığında hükmolunan sonuç cezanın sanık yararına olması ve karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık ...’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA; Yakınan Recep Kaya’ya karşı gerçekleştirilen hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yanlış uygulamalar sonucu cezası iki yılın altına inen sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan değerlendirmede; Sanık ile suç arkadaşının olay gecesi saat 03.00 sıralarında yakınanın işyerinin kapısının sağlam nitelikteki kapı kilidini kırıp açarak içerideki masanın çekmecesinden haksız olarak ele geçirdikleri anahtarla da kasayı açmak suretiyle pek aşırı değerdeki parayı çalması biçimindeki eyleminin 765 sayılı TCY.nın 493/1-2-son maddesinde düzenlenen suçu; 5237 sayılı TCY.na göre 142/2-d, 143/1. maddelerindeki hırsızlık suçunun yanı sıra 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerinde düzenlenen geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu gözetilmeden; eylemin 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde, 5237 sayılı Yasa göre de 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve buna göre de 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilip yazılı biçimde hüküm kurulması , anılan Yasalar ayrı ayrı somut olaya uygulandığında hükmolunan sonuç cezanın sanık yararına olması ve karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; ./.. -3- Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Yakınanlar ......................’a karşı gerçekleştirilen hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinin silinme koşulları oluştuğu gözetilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/19216, K. 2010/19754, T. 01.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-19216-e-2010-19754-k-98e649ea566c