Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/14230 E. 2010/3556 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/14230
Karar No
2010/3556
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında zamanaşımı içerisinde işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu nedeniyle işlem yapılması ve Adli emanetin 2006/61 sırasında kayıtlı eşyalar hakkında karar verilmesi olanaklı kabul edilmiş, Adli sicil kayıtları ile bunu doğrulayan ilam içeriklerine göre, kasıtlı suçtan mükerrirlik uygulamasına esas olabilecek hükümlülükleri bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü 2007/1-32-97 sayılı kararı ışığında; 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması kurumuna yer verilmediği, cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemelerin infazla ilgili bir hüküm olduğu, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü, anılan madde uyarınca bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği, hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu düşünülmeden, sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezalarının içtima ettirilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin uygulanmasına’’ ve “hükmolunan hapis cezalarının toplanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/14230, K. 2010/3556, T. 01.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-14230-e-2010-3556-k-b12d4acf7c24