Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/11383 E. 2010/5497 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/11383
- Karar No
- 2010/5497
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma,hürriyeti tahdit, etkili eylem HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Karar başlığına 15.2.2001 biçiminde yanlış yazılan suç tarihinin, 15.2.2004 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir. Yakınan ...’ü yaralama eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığa hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre 5219 sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/3. maddesine göre kesin olup temyizi olanaklı bulunmadığından sanık ... ve savunmanının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE; Yakınanlar ... ve ...’a karşı yağma eyleminden kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yağma suçlarının, TCK.nun 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (h) bentlerine aykırı biçimde silahla, geceleyin ve birden çok kişi ile birlikte işlendiği halde, hüküm kurulurken, uygulama bentlerinin kararda gösterilmemesi yerinde eklenmesi olanaklı yazım hatası kabul edildiğinden; sanığın getirtilen adli sicil kaydındaki nüfus kayıt bilgilerinden anne isminin yanlış yazılmış olduğu gözetilmeden, hükme dayanak yapılması ve 5237 sayılı TCK.nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Yakınanlar ... ve ...’a karşı özgürlüğü kısıtlama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın suç arkadaşıyla birlikte bıçak çekerek, yakınanları otomobilde zorla alıkoyup, istedikleri yere götürüp, cep telefonları ile paralarını aldıktan sonra serbest bırakmaları biçimindeki eylemlerinde, 5237 sayılı TCY.nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin oluşmadığı gözetilmeden anılan madde ile cezasından indirim yapılması; 2-Sanığın getirtilen adli sicil kaydındaki nüfus kayıt bilgilerinden anne isminin yanlış yazılmış olduğu gözetilmeden, hükme dayanak yapılması 3-Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 4-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine 05.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.