Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/3782 E. 2026/7292 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3782
Karar No
2026/7292
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/450 Esas, 2025/198 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanıklara yüklenen zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi, temyiz dilekçesinin katılma iradesi içermesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, adı geçen Bakanlığın 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek yapılan incelemede;

1)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2)Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanığa isnat edilen eylemin kurum içi inceleme ile ortaya çıktığı gözetildiğinde, sübutu halinde basit zimmet suçunu oluşturabileceği, bu suçun, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 20.06.2004 olan suç tarihi ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükmü kurulması, Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 3 22... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2026/3782, K. 2026/7292, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2026-3782-e-2026-7292-k-3f056ebb75e6