Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/5848 E. 2025/14016 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5848
Karar No
2025/14016
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/287 Esas, 2015/435 Karar SUÇLAR : Tefecilik, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik, ..., ..., ... ve ... hakkında tehdit suçlarından) beraat (sanıklardan ... ve ... hakkında tefecilik, ..., ... ve ... hakkında tehdit suçlarından) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereğince suçtan zarar gören Hazine vekilinin tefecilik suçundan kurulan hükümleri temyiz hakkının bulunduğu ancak Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesine göre sanıklar ..., ... ve ...'a atılı tehdit suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin adı geçen sanıklar haklarında bu suçtan açılan kamu davalarına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu hükümlere ilişkin temyiz isteminin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine, müdafiilerinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında tehdit suçundan da kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu hususta İlk Derece Mahkemesince her zaman hüküm kurulabileceği değerlendirilmiştir. İddianamede yer alan; sanıklardan ...'in şikayetçi ...'u telefonla arayıp, "Eşin parayı vermezse seni alacağım.” diyerek tehdit ettiği, ...'nin, borcuna karşılık ödeme yapan şikayetçi ...'den 3.000 TL daha para isteyip "Vermezsen senin diğer ayağını da ben keserim." dediği, kendisine borcu olan şikayetçi ..’ı, üzerine araba sürmek ve silah çekmek suretiyle "Niye parayı getirmedin, sizden birini öldürmeden bu iş temizlenmeyecek." diyerek yanından uzaklaştığı, şikayetçi ..'den aldığı senetleri ..’da tefecilik ve senet işleriyle uğraşan isimlerini bilmediği şahıslara götürüp sattığı, senedi alan şahısların, bir hafta mühlet vererek, borcu ödememesi halinde babasını silah çekip öldüreceklerini söyledikleri, 10.000 TL borç verip karşılığında senet aldığı şikayetçi ...'in boğazına sarılıp "Senedin karşılığını ödeyeceksin." dediği, sanık ...'in şikayetçi ...'ı "Benim paramı ödemezse ahıra bağlayıp işkence yaparım." demek suretiyle tehdit ettiği, şikayetçi ...'i ise borcunu ödeyemeyince birkaç gün sonra kendisini caddede görüp tokat attığı, araca bindirip bir çay ocağına götürdüğü, bağırarak “Sana yeni bir senet düzenleyeceğim, sen de bu senedi kabul edeceksin.” diyerek 7.000,00 TL bedelli senet imzalattığı, şikayetçinin korktuğundan bu senedi imzaladığını beyan ettiği, ...'in şikayetçi ...'a "Eşin saklanmasın, halen eşinin bana borcu var, yine bir senedi bende, eşine söyle ödesin, ödemezse ben almasını bilirim." diyerek tehdit ettiği iddiaları, iddianamede tehdit olarak nitelendirilmiş ise de eylemlerin sübutu halinde yağma suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, bu suçtan dolayı yargılama yapma, delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, isnat olunan tefecilik suçunun da hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 12. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 4/1. maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Sanıklar hakkında tefecilik suçundan kamu davaları açıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçun mağduru olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve bu sıfatının gereği olarak aynı Kanun'un 2 33... . maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/5848, K. 2025/14016, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2021-5848-e-2025-14016-k-8ed9c4b2912c