Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/10701 E. 2012/4767 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10701
- Karar No
- 2012/4767
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığa ait sayacın borcunu ödememesi nedeni ile mühürlenerek kapatılmasına rağmen sanığın takılan mührü bozarak elektriği kullanmaya devam ettiği, sanık savunması, tutanaklar, tutanak tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak; Kesinleşen Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2008 gün 2007/401 Esas, 2008/19 Karar ve Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2007 gün 2007/311-1205 Esas, Karar ve 24/12/2007 gün 2007/489-1168 Esas, Karar sayılı dosyaları getirtilip incelenerek bu dosya içine konulmasından sonra sanığın aynı tarihli mühür bozma eyleminden dolayı açılmış mükerrer dava ve eylemler arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı işlenen suçlar arasında yer alıp kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği, sanığın adli sicil kaydındaki mahkümiyetlerinin dava konusu suç tarihinden sonra kesinleştiği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "zarar giderilmediğinden ve sanığın adli sicil kayıtları dikkate alınarak" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesi gereğince velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma konusunda kendi altsoyu dışında kalan kişiler yönünden bir karar verilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.