Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/9760 E. 2026/5847 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9760
Karar No
2026/5847
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/358 D. İş, 2025/334 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.07.2015 tarihinde, davacının çocuğu olan desteğin, davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanan araçta yolcu olarak bulunduğunu, aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, müvekkilinin destekten yoksun kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 5.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmiş, talebini 92.772,07 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının olmadığını belirterek ödeme nedeniyle davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgelere göre hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ İtiraz Hakem Heyetinin 18.10.2019 tarih ve 2019/İHK-14276 sayılı kararı ile davacının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 04.12.2018 itibariyle hak düşürücü sürenin geçmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 92.772,07 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda 18.10.2019 tarih ve 2019/İHK-14276 sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 2022/7926 E., 2023/10814 K. sayılı Karar ilamında özetle "Davacı vekilince meydana gelen kaza sebebi ile destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, 2918 sayılı KTK'nın 111/2 maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... tarafından kaza sebebi ile davacıya 15.12.2016 tarihinde 15.945,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, ibranın da bu tarihte verildiği anlaşılmaktadır. 09.01.2019 tarihinde davanın açıldığı, ibra tarihi olan 15.12.2016 tarihi itibariyle (ödeme ve ibra tarihinden itibaren geçerli 2 yıllık hak düşürücü süreden sonra) 2918 sayılı KTK'nın 111/2 maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğu" belirtilerek karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 4. HD'nin 2022/7926 E., 2023/10814 K. sayılı bozma kararı doğrultusunda davalı ... tarafından kaza sebebi ile davacıya 15.12.2016 tarihinde 15.945,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, ibranın da bu tarihte verildiği, ibra tarihi olan 15.12.2016 tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 111/2 maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin itirazının reddi ile talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 18.10.2019 tarih, 2019/İHK-14276 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararında gerekçeye yer verilmediğini, HMK 297 maddesinde belirtilen unsurları taşımadığından İtiraz Hakem Heyeti kararının re'sen bozulması gerektiğini, KTK 111/2. maddesinin "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." şeklinde düzenlendiğini, iki yıllık sürenin hak düşürücü süre olup sürenin geçmesiyle hakkın kendiliğinden son bulduğunu, ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 154 üncü maddesinde ise zamanaşımını kesen sebeplerin belirtildiğini, "Alacaklı, dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa" şeklinde sayıldığını, gerek sigortaya karşı başvurularda uygulanan 10 yıllık genel zamanaşımı gerekse bakiye tazminat başvurularında uygulanan 2 yıllık hak düşürücü süre ile ilgili sigortaya başvurunun kanuni zorunluluktan kaynaklanması nedeniyle zamanaşımı, hak düşürücü sürelerin "sigortaya başvuru anında" kesildiğinin kabulü gerektiğini, 2 yıllık hak düşürücü sürenin sigortaya başvuru tarihinde dolmamış olup işbu süre zarfında davalıdan müvekkilinin bakiye tazminat alacağının talep edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 14.07.2015 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9760, K. 2026/5847, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-9760-e-2026-5847-k-cbf3487f5f2e